3 Kasım 2015 Salı

2015 Ekim Favorileri

Bir süredir devam eden iş ve okul yoğunluğumun arasına bir de hastalık eklenmiş şekilde yatarken en azından fotoğraflarını çektiğim yazısının yazılmasını bekleyen blog yazılarımı hazırlayayım dedim. Her ne kadar havalardan hasta olmuş olsam da sonbaharın gelmesinden memnunum.

En son geçen sene aralıkta bir favoriler yazısı yazmış, düzenli yazıp yazamayacağımdan emin olmadığımı söylemişim. Müthiş öngörümde yanılmamışım, ikinci favoriler yazımı ancak bu ay yazıyorum. Yine de aylık olmasa da 2015 senesi için genel bir favoriler yazısı da yazmayı planlıyorum.


Geçtiğimiz ayın başında gündüz kullanım için sade bir temizleyici arayışındayken indirimde bulduğum bu Good Things Manuka Honey Creamy Cleanser'ı aldım. Akşamları biraz daha detaylı ve görece sert bir temizleme işlemi yaptığım için gündüz kullanımında cildimi kurutmayacak standart bir temizleyici istiyordum. Bu açıdan beklentimi karşıladığını rahatça söyleyebilirim. Zaten sabah rutinim oldukça sade: temizle-nemlendir. 

Yüz makyajında uzunca bir süredir fondöten kullanmayı bırakmıştım. Cilde zararlı olduğunu düşünmemden değil elbette, sadece daha doğal duran ürünleri daha çok seviyorum artık. Genellikle renkli nemlendirici üzerine MAC Mineralize Skinfinish pudrayla kendimce ideal bir görüntü yakaladım bu ay. Yapısı ince ve çok matlaştırmayan bir pudra bu. Kaç tane bitirdiğimi hatırlamıyorum bile. Şu an elimdeki eski ambalajlı olan (keşke böyle kalsaydı, yeni ambalajlarını sevmiyorum pek.)

Göz makyajında da oldukça sade bir ay geçirdiğimi söyleyebilirim. Neredeyse her gün aynı makyajı yaptım. Geçen sene alıp da kullanmadığım ve kullanmadığıma üzüldüğüm Kiko Super Colour mascara 05 numara tam sonbaharlık çok hoş bir bordo. Makyajda genellikle doğal tonlar seviyorum ama böyle doğallıktan çok da uzaklaşmayan, yine de makyaja farklılık katan ürünlere de bayılıyorum. Fırsatım olursa birkaç rengine daha bakabilirim. 

Maskaranın ben burdayım diye bağıran bir rengi olmadığından etkisini güçlendirmek için de kirpik diplerimi Kiko Warm Lounge Tones paletindeki bordo ile biraz belirginleştirdim. Bu palet iki sene önceki bir koleksiyona aitti, hala bulunabilir mi bilmiyorum. Her ne kadar bu ay sadece bordoyu kullanmış olsam da paletin renklerini genel olarak çok seviyorum. Tam sonbahar-kış paleti. 

Gözlerde bu kadar kırmızı tonlu bordo kullanmak biraz riskli olabiliyor. Özellikle benim gibi yalnızca kirpik diplerinde kullanıldığında insanı hasta gibi gösterebiliyor. Ben çok yoğun kullanmadığım için öyle bir sıkıntıyla karşılaşmadım ancak yine de gözlerimi biraz daha aydınlık göstermek için iki göz kalemi kullandım. İlki göz içlerime kullandığım Sephora 07 Infinite Beige göz kalemi. Daha önce Rimmel'in ten rengi kalemini kullanmıştım ama rengini kendi ten rengime göre biraz koyu buldum. Sephora'nınki daha açık tonda bir bej ve kalıcılığı da çok daha iyi. Standart kalemlere göre boyu biraz daha uzun. Her gün kullanmama rağmen büyük bir azalma görmedim, o yüzden bu kalemi bitirebileceğimden şüpheliyim. Kullandığım ikinci ürünse H&M Colour Essence Eye Pencil Grand Cru rengi. H&M'in hem göz kalemlerine hem de dudak kalemlerine bayıldım. Dudak kalemlerinin renkleri genelde kırmızının elli tonu olsa da göz kalemlerinde çok güzel renk seçenekleri var. Grand Cru da ışıltılı bir gri-bej. Rengini çok beğenerek alsam da nasıl kullanacağım konusunda kararsızdım. Göz pınarlarıma ve alt kirpik diplerimin iç kısımlarına uyguladığımda çok sevdim. 

Sally Hansen Instant Cuticule Remover adını sıkça duyduğum ancak bu zamana kadar denemediğim bir üründü. Tırnak bakımım ile ilgili daha detaylı bir yazı yazacağım ancak kendisinin tırnak bakımımda en sevdiğim birkaç üründen biri olduğunu söyleyebilirim. Bu üründen sürekli mucize diye bahsettikleri için eğer gerçekten mucize bekleyerek alırsanız hayal kırıklığı yaratabilir ama benim manikürüm de çok basit olduğundan bence gayet yeterli.

Sonbahar ojelerimi yazarken bir süredir soluk leylak-bej ojelere bayıldığımdan bahsetmiştim. Deborah Milano Gel Effect 01 leylak/bej kategorisine girmese de pembe alt tonlu şahane bir bej-nude. Elbette ki sonbaharda bordolar, yeşiller, bronzlar kullandım ama sanırım bu ay en çok kullandığım oje bu oldu. Bir ojeyi sildiğimde aynısını sürdüğüm çok nadirdir ve ben bu ojeyi üç kez üst üste sürdüm. Buradan ne kadar çok sevdiğimi anlaşılabilir sanırım. 

Sevgiler.

20 Ekim 2015 Salı

2015 Sonbahar Ojeleri

Yazı birkaç canlı renk hariç çoğunlukla soluk leylak-bej ojelerle geçiren biri olarak (ki onların da yazısını yazmayı düşünüyorum) sonbaharda daha renkli ojelere yöneldim. Bunda sonbaharın koyu, nötr ve soluk renklerini sevmemin de etkisi büyük.

 

Geçtiğimiz seneyle kıyaslayınca aslında bu seneki seçimlerimin de oldukça benzer olduğunu fark ettim. Gri-bej, bordo, yeşilin bir tonu, bronz ışıltılar... Sanırım sonbahar bana hep bu renkleri anımsatıyor.

Gri-bej benim ojede en sevdiğim renklerden biri diyebilirim. Bu sene de Golden Rose'un 96 numaralı ojesini sıklıkla kullandım. Ojede griyi çok seviyorum ancak soğuk tonlu grileri kendime çok yakıştıramıyorum. Bu oje tam kararında, ne çok bej ne çok gri, fırçası kalın ve oval uçlu (en sevdiğim fırça tipi) ve iki katta tam örtücü.

Sonbahar elbette ki bordosuz geçemezdi. Deborah Milano ojelerini ilk kez yazın başında denemiş bu gel yapıda olanları da çok beğenmiştim. 55 numara orta tonlu sıcak bir bordo. 58 numara da haki-zeytin yeşili tonlarında. Genel olarak bu serinin hem yapılarını hem fırçalarını hem de parlak duruşlarını çok beğeniyorum. Aynı seriden 06 numara da Flormar 323'ün pabucunu dama attırdı diyebilirim.

H&M'in değiştirdiği makyaj koleksiyonunda en başarılı ürünlerin kesinlikle ojeleri olduğunu düşünüyorum. Her markada bulunmayan farklı renkte ve yapıda ojeleri mevcut. Koleksiyon tam da mevsim geçişine denk geldiği için uygun birkaç rengini aldım ben de. Golden Turmeric adı gibi tam bir zerdeçal rengi. Kremsi yapıda ve opak. Lap of Luxury ise uzun zamandır aradığım sedefli nötr bronz kahve. Şu sıralar sedefli ojelere ilgim arttı. Siz de özellikle böyle metalik renkleri seviyorsanız bakır tonlarındaki Russet Spice'a da bakabilirsiniz (fotoğrafı instagram hesabımda mevcut).

Simli ojeleri özellikle sonbahar ve kışa çok yakıştırıyorum. Rival de Loop'a ait 05 numaralı bu oje de renkleri dolayısıyla sonbahar diye bağırıyor resmen. İçinde bronz, bakır ve altın irili ufaklı simler var. En sevdiğim özelliği ise simlerinin yoğun olması. Şeffaf bir baz içerisinde olmasına rağmen birkaç katta opak bir görünüm bile sağlanabilir.

Genel olarak sonbahar boyunca elim bu ve benzer renklere gidiyor. Bunlar dışında sürdüğüm diğer ojeleri görmek isterseniz de Instagram sayfama göz atmayı unutmayın.

27 Ağustos 2015 Perşembe

İlk İzlenim | H&M Kozmetik

H&M bir süre önce bütün kozmetik koleksiyonunu yenileyeceğini açıklamıştı. Daha önce ojeleri dışında kozmetik ürünlerine çok sıcak bakmayan biri olarak Instagram'da yayınlanan görseller beni oldukça heyecanlandırdı. Siyah-beyaz sade ambalaj tasarımları ve ürün çeşitliliğinden de etkilendim. İnternet sitesini kontrol edip ürünleri görünce de her bulduğum fırsatta bir H&M mağazasına gitmeden duramadım. Sonunda Brandium mağazasından birkaç ürün aldım.



Ürünleri birkaç haftadır deneme fırsatım oldu. Açıkçası tek tek uzunca yazmaya gerek görmediğim için genel izlenimlerimi bir yazıda toplamaya karar verdim.

Aldığım ürünler 'Cameo Brown' krem allık, 'Brunette Ambition' ruj, 'Marsala' dudak kalemi ve dudak peelingi. Daha önce Instagram hesabımdan da belirttiğim gibi ambalajlarını kalitesiz buldum. Özellikle allıkların, rujların, farların ve paletlerin ambalajları kırılmaya çok meyilli gibi.

Daha önce yine H&M'e ait bir marka olan &Other Stories'in kozmetik ürünlerini kullanmış ve çok sevmiş biri olarak ürünlere karşı bir ön yargım yoktu. Hatta bu yenilenme ile biraz beklentimin arttığını da söylemeliyim. Belki de bu sebeple ürünler benim için biraz hayal kırıklığı oldu. Özellikle allığı çok başarısız buldum. Yanağımda kesinlikle durmuyor. Ruj konusunda da kararsızdım. Yapıları çok kremsi ve parlak olduğu için pek benlik olmadığını düşündüm. Yine de rengini farklı bulduğumdan (soğuk bir kahve tonu) aldım. Yapısı dolayısıyla çok kalıcı olmasa da sevdiğiniz bir renk bulursanız denenebilir. En beğendiğim iki ürünse dudak kalemi ve dudak peelingi. Allık ve rujdaki seçimlerim her ne kadar sonbaharı ve kışı çağrıştırsa da dudak kaleminde canlı bir renk seçtim (adı  'Marsala ancak kendisi canlı bir açık turuncu). Bu dudak kalemini ruj gibi tüm dudağıma uyguladım. Mat duruşuna ve kalıcılığına bayıldım. Maalesef ki bu kalemi de birkaç kere kullandıktan sonra kaybettim. Bulamazsam kesinlikle tekrar alacağım. Dudak peelingi ise bir zamanlar Lush'ta da satılan bildiğimiz standart peelinglerden. Daha önce evde şeker ve çeşitli malzemelerle dudak peelingi yapmaya çalışmış, çok da başarılı olamamıştım. Bu yüzden hazır yapılmışını bulmuşken de almak istedim. Güzel bir vanilya kokusu var.

Bu alışverişten sonra aklımda kalan birkaç ürünü daha denedim. Özellikle mat likit rujlarını merak ediyordum. İnternette pul pul döküldüğüne dair çok fazla olumsuz yorum okudum. Ne kadar kötü olabilir ki diye düşünmüştüm ama deneyince gerçekten 10 dakika içinde parça parça döküldüğünü gördüm. Renklerini beğenmeme rağmen onları pas geçip bir göz kalemi ve bir oje aldım. Göz kalemlerinin de en az dudak kalemleri kadar başarılı olduğunu söyleyebilirim. Ojeleri ise apayrı bir derya deniz. Gerçekten başka markalarda çok bulunmayan değişik renklere ve yapılara sahip. Hala nasıl bir tane oje alıp çıkabildiğime şaşırıyorum.

Merak ettiğim bir seri de saç ürünleri ancak onları henüz hiçbir mağazada görmedim.

Ürünlerin yenilenmesiyle beraber fiyatlarda da bir miktar artış olmuş. Ürünlerin fiyatları hakkında bilgi sahibi olmak isterseniz H&M'in web sitesinden bakabilirsiniz.

Sevgiler.


1 Temmuz 2015 Çarşamba

Seviyorum, Sevmiyorum

Hepimize olur bazen. İnternette gördüğümüz o çok övülen ürünleri alırız. Beklentimizi karşılamasa da kendimizi ikna etmeye çalışırız. Hele ki ürün pahalıysa kesinlikle övgüleri hak etmeli, güzel durmuyorsa mutlaka yanlış yaptığımız bir şey var. Evet, böyle durumlar yaşadığım da oldu ancak bu ürünler konusunda hala çok emin konuşmak istemediğimi belirtmeliyim. Gerçekten benim yanlış yaptığım bir şeyler mi var yoksa ürünler fazla mı abartılıyor emin olamıyorum. Çünkü ürünleri sevmiyor değilim. Tabiri caizse tam bir "aşk-nefret ilişkisi" durumu var.


MAC Face&Body fondöten belki de bu yazıda olmayı en az hak eden ürün. Çünkü kendisini yıllardır kullanıyorum. Ve birkaç şişe bitirdim. Hatta yenisini bile almayı düşünüyorum. Evet seviyorum ama sanırım herkesin hayatının fondöteni olan bu ürüne benim hayatımın fondöteni olamadığı için haksızlık ediyorum. Oldukça ince yapılı, su bazlı, kapatıcılığı az bir fondöten bu. Parlak bir bitişi olduğu için de özellikle kuru ciltler için harika. Böyle bakıldığında o benim bütün beklentilerimi karşılıyor, ben de onun bütün şartlarını. Ancak neden olduğunu bilmediğim bir şekilde bir şeyler eksik kalıyor. İnsanların yalnızca bunu sürüp çıkmalarına şaşırıyorum çünkü ben sürdüğümde normalde kupkuru olan cildim yüzüme yağ sürmüşcesine parlıyor ve yapış yapış hissi geçmiyor. Hatta sadece bunu kullandığımda insanlarla yanak yanağa öpüşmekten dahi çekiniyorum. Üzerine yine MAC mineralize skinfinish pudra sürerek yıllarca severek kullandım. O haliyle bile bana göre yaz için fazla parlak. Kış içinse evet güzel (hatta her kış aşık oluyorum). Bir de tabi bacaklarım için mükemmel. Belki bacaklarımda kullanmak için C1'den daha koyusunu tercih etmeliyim ama şimdilik bir şekilde kurtarıyorum.

Gelelim herkesin hayatının renkli nemlendiricisine, Nars Pure Radiant renkli nemlendirici. Hiçbir zaman yoğun kapatıcı ürünleri sevemedim. Dolayısıyla arayışlarım hep hafif kapatıcılığı olan ürünler yönünde. Bu ürünü de büyük umutlarla almıştım. İlk kullandığım gün çok aceleyle sürdüğümden bir şey anlamadım. Ertesi gün uyandığımda yanağımda kocaman bir sivilce görene kadar. Üründen kaynaklanmadığını, cildimi iyi temizleyemediğimi düşündüm. İkinci kullanışımda da benzer bir durumla karşılaşınca bu üründen şüphe etmeye başladım ve uzunca bir süre de kullanmaya cesaret edemedim. Şu sıralar tekrar kullanıyorum ve herhangi bir problemle karşılaşmadım ancak benim için sivilce dışında da çeşitli sıkıntıları mevcut. Gözeneklerimin içine dolup benek benek gösteriyor, o da yetmezmiş gibi cildimdeki kuru bölgeleri kabuk kabuk belli ediyor. Cildimi iyi nemlendirip ürünü elimle iyi yedirdiğimde fena değil. Bu ürünle de barışmak için bütün yolları zorluyorum anlayacağınız.

İtiraf: The Balm'ın ambalajlarını hiç sevmiyorum. Benim için fazla kalabalık, renkli, cicili bicili. Birçok kişi için bu ambalajlar ürünleri satın alma sebebiyken ben ürünleri sevsem bile ambalajları yüzünden vazgeçiyorum. Tamamen zevk meselesi olan bu yorumu geçersek, övgülere dayanamayarak aldığım The Balm Hot Mama allıktan bahsedebilirim. The Balm'ın allıkları meşhur malum. Ben de en popülerlerinden biri olan Hot Mama'yı deneyeyim diye aldım. İçinde altın ışıltıları olan pembe-şeftali bir renk. Biraz Nars Orgasm'ı anımsatıyor. Rengi çok güzel ama (evet bütün yazının gidişatı "ama") o ışıltılar... Aslında bu biraz kişisel bir tercih olabilir çünkü allıklarıma baktığımda bu hariç hepsinin mat olduğunu fark ettim. Yine de ışıltıya karşı değilim ancak bu allığın rengini belli edene kadar sürdüğümde yanağım disko topu bile değil altın rengi başka bir şeye dönüşüyor. Bununla da minimal takılıp yoluma devam edebileceğimi düşünüyorum. 

Bir ara delicesine maskara arayışındayken yine övgülere aldanıp aldığım, Max Factor False Lash Effect maskara. Takma kirpik etkisi? Gerçekten mi? Yani elbette ki ürünlerin abartılı isimlerine kanmamak gerektiğinin farkındayım ama nerede takma kirpik etkisi nerede bu maskara. Kirpikleri kıvır, sür, üstten sür, ikinci katı sür, üçüncü katı da sür... Yok... Bir türlü dolgun ya da uzun ya da kıvrık kirpikler (artık nasıl bir takma kirpik istiyorsam) elde edemedim. Kendisi benim beklentisiz günlük maskaram olmaya devam edecekmiş gibi görünüyor ve bitirince tekrar almayı düşünmüyorum.

Revlon henüz ülkemizde bulunmazken bu kalem rujlarını merak ediyordum. Hele ki mat serisi çıktığında mutlaka denemeliyim diye düşündüm. Nitekim geçen yıl birkaç tanesini aldım. Bu renk yanında hafif renk veren bir Lacquer Balm ile birlikte indirimli bir set olarak satılıyordu ama ben sırf bunun için aldım seti (şimdi diğerini bayılarak kullanıyorum). Elimdeki diğer matte balma bakarak şunu diyebilirim, rengine göre durum değişiyor (elimdeki diğer matte balm Sultry renginde ve muhteşem). Revlon Colorburst Matte Balm Audacious canlı bir mercan-turuncu ve adı gibi mat. Evet mat rujlar dudakları kuru gösteriyor ancak bu ruj dudakta resmen parça parça duruyor. Rengini çok sevsem de sadece dudaklarım gerçekten mükemmel durumdayken kullanabildiğim bir ürün. Ve o mükemmelik+bu ruju sürme isteğim maalesef ki küçük bir kesişim kümesi. 

Son olarak bu ürünlerin hiçbirini beğenmediğimi söyleyemem. Hemen hemen hepsi birçok kişi tarafından da çok sevilen ürünler. Olay biraz kişisel tercih, biraz doğru kullanım, biraz da uyumla alakalı sanırım. 

Sevgiler.

25 Haziran 2015 Perşembe

İnceleme | Mat Likit Rujlar

Mat rujların popülerliği malum. Bir de buna likit rujlar da eklenince bütün markalarda mat likit ruj çılgınlığı başladı. Blogumda en çok okunan yazının Sephora'nın mat likit ruju olması ve piyasada da artık alternatiflerin çoğalması sebebiyle ben de elimdeki ürünleri anlattığım detaylı bir yazı hazırlamak istedim.


Kalıcılıkları, yapıları ve görüntüleri sebebiyle mat likit rujlar favori dudak ürünlerim olabilir. Elimde farklı markalara ait birkaç ürün mevcut.


Bourjois Rouge Edition Velvet-02 Frambourjoise: Bourjois Türkiye'den gittikten sonra çıkardıkları bir ürün bu. Ben geçen sene tatildeyken almıştım. Rengi tam da adı gibi, sıcak bir pembe ve kırmızı arasında. Bu ürünle ilgili en sevdiğim şey de rengi zaten. Yapısı tam olarak benim beklediğim gibi değil. Yarı mat ve ne kadar durursa dursun dudakta sabitlenmiyor, yumuşaklığı kalıyor. Tek sürüşte tam olarak opak olmadığından iki kat sürüyorum. Kalıcılığı da yapısı dolayısıyla mükemmel değil ancak tamamen çıksa bile dudakta biraz renk bırakıyor.


Nyx Soft Matte Lip Creme-06 Istanbul: Delicesine beklediğim ürünlerden bir diğeri. Mat rujlar bu kadar yaygın değilken ne çok istemiştim. Nedense Türkiye'ye bütün renkleri gelmedi. Benim bulabildiğim tek renk bu olduğu için bunu aldım, yoksa hiç benlik bir renk değil. Aslında sıcak tonlu görünse de dudağımda daha soğuk tonlu açık bir pembe gibi duruyor. Bunun da yapısı maalesef istediğim gibi değil. Bourjois gibi dudakta yumuşak bir his bırakıyor ve sabitlenmiyor. Yarı mat. Kalıcılığı orta. Bir de bu serinin tüpleri renkli olduğundan dışına bakıp renk seçmek çok sağlıklı olmayabilir. 


Essence XXXL Longlasting Lipgloss Matt Effect-06 Soft Nude: Bunu neden aldığımı ben de bilmiyorum. Bir umut beklediğim gibi çıkar dedim sanırım ama olmadı. Bu diğer ürünler arasında en mat olmayanı. Bildiğimiz likit rujlar gibi biraz. Rengi çok güzel ancak yapısı dolayısıyla çok sık elim gitmiyor. Matlaşmıyor, sabitlenmiyor. Benim için en kötü özelliği ise kokusu. Kokusuna katlanamıyorum. Belki bana kötü bir tane denk gelmiştir ancak almadan önce imkanınız olursa denemenizi öneririm.


Note Mattemoist Lipgloss-404 Jolly: Note markasına bir türlü ısınamadım. Mağazada bazı ürünlerini deneyip çok beğensem bile alasım gelmiyor nedense. Bu ürünün indirimde olduğu bir dönem artık dayanamayıp aldım. Note mat likit ruj furyasına en son katılan markalardan biri bildiğim kadarıyla. Gerçekten de güzel renklere sahip. Benim aldığım renk hafif kiremit rengine çalan bir kırmızı. Rengine gerçekten bayıldım ancak ne yazık ki bu da beklediğim yapıda değil. Yapısı öncekiler gibi yumuşak ve sabitlenmiyor. İlk sürüldüğünde yarı mat ancak bir süre sonra daha da matlaşıyor. Kalıcılığı, yumuşak olmasına rağmen diğerlerinden daha iyi. Yapısı sevdiğim gibi olsaydı birkaç rengini daha almayı düşünebilirdim. 


Pastel Day Long Lipcolor Kissproof-20: Ve pastel mat ruju yarattı. Gerçekten de mat likit ruj adını en çok hak eden ürünlerden biri bu. Bütün beklentilerimi karşılıyor. Rengi benim en sevdiğim tonlarda, günlük kullanılabilecek kahverengimsi doğal bir pembe. Yapısı sürerken yumuşak ancak hemen sabitleniyor ve hiç bir şekilde bulaşmıyor. Tamamen matlaşıyor ve oldukça kalıcı. Bana göre tek olumsuz yanı tüpün ağzı biraz geniş olduğundan çok fazla ürün çıkması. 


Pastel Day Long Lipcolor Kissproof-19: Yukarıda yazdıklarımın aynısı bunun için de geçerli. Rengi harika bir bordo. Özellikle açık tenlilerde çok hoş duracağını düşünüyorum. Böyle koyu renklerde kalıcılık ve bulaşmama daha önemli olduğundan bence bu seride daha çok koyu renk üretilmeli. 20 numaradan farklı olarak bunun için söyleyebileceğim tek şey koyu renkli olduğu için ilk sürüşte homojen durmaması. Ancak sabitlendikten hemen sonra ikinci katı sürerek bu sorunun önüne geçilebilir.


Sephora Cream Lip Stain-13 Marvelous Mauve: Sephora bu mat likit ruj konusunda benim için kesinlikle bir numara. Daha önce de farklı renklerini almak istediğimden bahsetmiştim. Seriye eklenen birkaç renk arasından ilk tercihim bu oldu. Rengi soluk koyu gül kurusu. Yapısı tamamen mat, kuruyunca sabitleniyor dolayısıyla çok kalıcı. 
Elimdeki diğer Sephora Lip Stain'le ilgili yazıya ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz. Burada çok detaylı bahsetmeyeceğim ama diğer ürünlerle beraber topluca durması için swatchlara tekrar koydum.


Şimdi gelelim genel bir değerlendirmeye. Öncelikle bu ürünlerden beklentinize göre hangi ürünü sevip hangi ürünü sevmeyeceğiniz değişir. Benim beklentim tamamen mat ve kalıcı olması. Özellikle koyu renk ve kırmızı tonlarındaki normal rujlarda ne kadar dudak kalemi kullanırsam kullanayım birkaç saat sonra dudak çevresine dağılma görüyorum. O yüzden sabitlenmesi önemli. Öncesinde bir dudak nemlendiricisi kullandığım için hiçbirinde kurutma problemiyle de karşılaşmadım.


Son olarak benim önerilerime gelirsek kesinlikle Sephora ve Pastel favorim.  Bulaşma yapmıyor, yiyip içince çıkmıyor. Özellikle Pastel'in uygun fiyatlı olması da büyük avantaj. En büyük sıkıntıları her iki markada da renk çeşitlerinin az olması. Yine de Sephora'dan yaz için son eklenen canlı renklerinden deneyebilirim. En beğenmediklerim ise Essence ve Nyx. Özellikle Nyx benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. Seveni çok olduğu için yine de almayı düşünüyorsanız denemenizi öneririm.

Bourjois hariç diğerlerine rahatça ulaşabileceğinizi düşünüyorum. Bourjois için de instagramda satış yapan hesaplara bakabilirsiniz.

Bu yazıyı hazırladıktan sonra ColourPop markasının mat likit rujlarına denk geldim. Birkaç rengini almayı aklıma koydum bile. Mükemmel görünüyorlar.

Mat demiş miydim?